Fethullah Gülen Hocaefendi 'Cemaatler Arası Hoşgörü, Müspet Hareket ve Kardeşlik' konularına nasıl bakıyor?
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, günlük sohbetlerinin yayınlandığı ‘Herkülnağme’ sitesinde ‘müspet hareket’in esaslarına değindi. Kim nasıl hareket ederse etsin, asıl vazifenin insanları hoş görmek olduğunu ifade eden Hocaefendi, “Bize kim ne yaparsa yapsın, hüsnüzan etmek düşer, hoş görmek düşer.” ifadelerini kullandı.
Yeni Bahar Dergisi: Hizmet Bilindikçe ilgi Artıyor
Hizmet Hareketi'ne dair merak edilenleri öğrenebileceğimiz bir site var artık: 'www.hizmetesorulanlar.org'. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın hazırladığı sitede, hizmetle ilgili zihinleri meşgul eden sorulara cevap veriliyor.
Fethullah Gülen hizmetlerden maddi gelir elde etmekte midir?
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin geliri, emekli maaşı ve eserlerinden gelen telif ücretlerinden ibarettir. Söz konusu gelirin de kendi zaruri ihtiyaçlarından arta kalan kısmını bağışlamaktadır.
Kendi gelirinden bile zaruret miktarı dışında istifade etmemeyi esas alan bir insanın yapılan hizmetlerden maddi kazanç elde etmesini tasavvur etmek bile imkânsızdır.
Gülen ve ‘Hizmet Hareketi’ne yönelik mesnetsiz, yüzeysel ve yanlı eleştirilere cevap
Wall Street Journal'ın Hizmet hareketi ile ilgili yanlı ve asılsız haber yapması GYV'nin kamuoyuna yönelik demokratik saygısından dolayı bir açıklama yapmak zorunda bırakmıştır.
Ortada bir gerçek var ki, Gülen hareketini bilmeyenler tanımayanlar için hala bir kapalı kutu. Herkes bu hareketinin amacını, stratejisini ya da gizli bir amacı olup olmadığını merak ediyor.
Ortada bir gerçek var ki, Gülen hareketini bilmeyenler tanımayanlar için hala bir kapalı kutu. Herkes bu hareketinin amacını, stratejisini ya da gizli bir amacı olup olmadığını merak ediyor. Gülen Hareketi de doğal olarak kendilerini açıklama gereği duyuyorlar.
İddia edildiği gibi Hizmet Hareketi basın özgürlüğüne karşı mı?
Yakın zamanda yaptığı bir açıklamada Fethullah Gülen Hocaefendi, “İfade ve basın hürriyetinin geniş bir şekilde uygulanmasına taraftarım. Düşünceleri tamamıyla zıt bile olsa, kendi başlarına gelenleri -haksızlık ederek- benden dahi bilseler, onların da düşünce, fikir ve ifade hürriyetlerini, hür bir şekilde kullanmalarından tarafım” şeklinde çok açık bir pozisyon ortaya koymuştur. Hizmet bu açıklamalarda ifade edildiği üzere basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünün temel bir parçası olarak görür ve onun geniş bir şekilde uygulanmasına taraftardır.
Hizmet Hareketiyle ilgili ortaya atılan 'devleti ele geçirme' ya da 'sızma' iddialarına dair ne diyorsunuz?
Hizmet küresel bir hareket olarak her ülkeden ve her seviyeden insanın teveccühünü kazanmıştır. İnsanı merkeze alan ve Mevlanaların, Yunus Emrelerin üslubuyla hizmet eden harekete iş dünyası, akademik camia, siyasi ve bürokrasi dünyasından, sanat ve kültür dünyasından pek çok kişi ilgi duymuş ve destek vermiştir.
Hizmetin AK Parti ile ilişkilerine dair bir taraftan ittifak ya da koalisyondan bahsedilirken, diğer taraftan çatışma iddiası dile getiriliyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hizmet’in siyasal partiler meselesine bakışı AK Parti kurulduktan sonra yahut AK Parti ile birlikte ortaya çıkmış bir konu değildir. Hizmet’in yukarıda özetlenen siyasi partilere bakışı çok önceleri oluşmuştur ve Hizmet yine AK Parti'ye kendi geleneksel değerleri çerçevesinde bakmıştır.
Hizmetin siyasi partilerle ilişkisi zaman zaman farklı değerlendirmelere mevzu edilebiliyor. Sizin bu konudaki değerlendirmeniz nedir?
Hizmet, sivil bir hareket olarak bazı resmi yapılar gibi belirli bir emir komuta zinciri çerçevesinde kendisine itibar eden insanlara oy vermek, siyasal tercihte bulunmak gibi konularda hiç bir zaman “emir” vermez. Zaten sivil bir harekette böyle emirlerin etkisi kısıtlıdır ve üstelik risklidir.
'Hizmet' olarak da anılan sivil toplum hareketinin mahiyeti ve ne olup ne olmadığı ile ilgili özetle neler söylenebilir?
Hizmet, ilhamını inançtan alan, evrensel insani değerler çerçevesinde, birlikte yaşama kültürü oluşturmayı hedefleyen, gönüllülerden oluşan bir sivil toplum hareketidir.
Hizmet Hareketi, bir Müslümanla bir Hristiyan’ın nikâhını "İbrahim’i Nikâh" adıyla kıymış mıdır?
Sorunun kısa ve net cevabı: Hayır, asla böyle bir şey olmamıştır.
Bununla birlikte, yapılan spekülasyona dayanak teşkil eden hikâyenin aslının bilinmesi faydalı olacaktır.
2000 yılı Nisan ayında, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından Şanlıurfa ve İstanbul’da düzenlenen, “Üç Semavi Gelenek Arasında Bir İnanç Bağı olarak Hz. İbrahim” konulu sempozyum dolayısıyla, ülkemize gelen akademisyenler arasında ABD’de ünlü bir sosyolog olan Prof. Dr. Lester Kurtz ve eşi de vardır.
Fethullah Gülen geçimini nasıl sağlamaktadırlar?
Gülen Hocaefendi hayatını hem Hakk’a hem de topluma hesap verme tavrı içinde yaşıyor. Herşeyin gözler önünde cereyan ettiği şeffafiyet ortamında her kesimden binlerce tanığı olan bu konuyu bir de kendi ifadelerinden takip etmekte fayda var.
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin malvarlığı nedir?
Hiçbir malvarlığım olmadı ve hâlen de yok. Giydiğim elbiseler ve günlük yediğim yemek sayılmazsa herhangi bir lüksüm de yok. Ama soframa konan bir üçüncü çeşit yemek bile zakkum gibi geliyor bana; üzerinde gezindiğim halıyı sırtımda taşıyormuşum gibi ağırlığını hissediyorum...
Gülen'in “İnsan Hakları”na bakışı nedir? Bazıları gibi bu hakları Türkiye'yi bölmek için ‘Emperyalist dünyanın bir oyunu' olarak mı görüyor?
Gülen'e göre geleceğin huzurlu dünyası, ancak insan haklarının herkes için geçerli olduğu bir zeminde kurulacaktır. İnsan hakları evrenseldir ve Batının ya da Doğu'nun malı değildir. Esasında bütün semavi dinlerin ortak mesajına bakıldığında insan hakları alanında aynı şeyleri söyledikleri görülecektir. Örnek olarak, Hazreti Musa'nın kavmine tebliğ ettiği on Emire ve İslam Peygamberi Hazreti Muhammed'in (SAV) veda hutbesindeki mesajlarına bakılmalıdır.
"Fethullah Gülen başta İstihbarat Dairesi olmak üzere Emniyeti ele geçirdi" iddiası gerçeği yansıtıyor mu?
Bu soru hareketin insan gücünün, maddi varlığının ve halk desteğinin çok sınırlı olduğu 80'lerden beri sorulagelen ve hareketin devletin bürokratik ve/veya askeri kadrolarını ele geçirme hedefinde olduğu iddiaları ile paralellik gösteren bir sorudur.
"Fethullah Gülen ABD'den Türkiye'ye Humeyni gibi dönecek" iddiası Gülen'in hayatındaki olgularla örtüşüyor mu?
Bu soru/iddia Fethullah Gülen'in ABD'de yaşadığı (kendi deyimiyle) mecburi tecrit hayatını, hareketin siyasi hedefleri olduğu zannıyla yorumlamaktan kaynaklanmaktadır.
"Fethullah Gülen hareketi, ABD'nin Büyük Ortadoğu projesinin taşeronu ve Ilımlı İslam projesinin temsilcisidir" iddiası hakkında ne diyorsunuz?
Büyük Ortadoğu Projesi ile Gülen'in ve hareketin şu ana kadar olan fikir dokusu ile olan uyuşmazlığı şu maddeler ile özetlenebilir:
"Cemaat hoşgörü vurgusuna rağmen eleştirilere karşı oldukça hoşgörüsüz. Zaten Gülen'in hoşgörü kavramını 1994'ten sonra dile getirmesi cemaatin uyguladığı bir taktikti" eleştirisi tamamen haksız mıdır?
Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, Fethullah Gülen'in yıllardır vaazlarında ve konuşmalarında dile getirdiği hoşgörü ve tolerans kavramları bir "söylem"den ibaret değildir.
"Fethullah Gülen; Kanal Türk, Bugün, Sabah gibi yayın organları ile her geçen gün medyayı da ele geçiriyor. Artık bir Gülen medyası var" denemez mi?
Türkiye'de iktidarların değişmesi veya siyasi konjonktürün değişmesine paralel olarak, yeni medya patronlarının ortaya çıktığı, kimisinin yıldızının parladığı, kimi medya kuruluşlarının da bu süreçlerde el değiştirdiği ya da silinip gittikleri görülmektedir.
"Fethullah Gülen cemaati AKP ile birlikte karşı devrim yapıyor." söylemi ne derece doğrudur?
Kavram olarak "karşı devrim" Türkiye'de 27 Mayıs 1960 benzeri yeni bir askeri darbeye meşruiyet kazandırmak için ortaya atılmıştır.
"Fethullah Gülen hareketi; ABD'nin TSK'yı etkisizleştirme operasyonunun bir parçasıdır" tezi dogru mudur?
Bu argümanın fikri seyri Gülen'in TSK içine sızma iddiası ile Hareket'in Büyük Ortadoğu Projesi'nin uygulanmasında rolü olduğu iddiası ile paralellik göstermektedir ve verilecek cevaplar da bahsi geçen soruların cevapları ile kesişen noktaları vardır.
"2002'e kadar hiçbir partiye açık destek vermeyen ve hiçbir parti ile bütünleşmeyen Fethullah Gülen hareketi açıkça AKP iktidarını destekliyor" Neden?
Çok ilginçtir ki Fethullah Gülen'in bu dönem de AK Parti'yi desteklediği iddiasını dile getirenler geçmişte Turgut Özal ve Bülent Ecevit için de ayni iddialari one sürüyorlardı.
Fethullah Gülen'den sonra hareket ne olacak, yola nasıl devam edecek?
Fethullah Gülen'den sonra harekete ne olacağına bakmak için hareketin bugününe bakmak gerekmektedir. Bugün artık bütün dünyada Fethullah Gülen'in adıyla anılan hareketin önemli bir özelliği merkezi bir yapı ile işlememesidir.
Gülen, "İslam Ortak Pazarı" ya da "İslam Ülkeleri Birliği" gibi projelere nasıl bakıyor?
Genel anlamda, uluslararası ve uluslarötesi ittifak ve birliktelikler günümüz politik anlayışı içinde önemli bir yere sahiptir.